Milli Güvenlik Kurulu’nda çekilen fotoğraflara baktım. Askerler bir tarafta siviller tam karşılarında. Sanki hasımlarmış gibi.
Oysa “araya karışık” otursalar. Arada bir birbirlerine yaklaşıp fısıldaşsalar.
Sanki daha samimi olur gibi geldi.
Diyeceksiniz ki, yan yana oturunca çözülür mü bu kadar karışık iş? Kimbilir. Belki de.. Karşı karşıya çözebildik mi yıllarca..
Önceki gün 7 saat süren toplantıda Albay Çiçek’in tutuklanması herhalde en flaş gelişme olmuştur katılımcılar için.
Birkaç gün önce Genel Kurmay Başkanı’nın “kağıt parçası” ilan ettiği belge ve Albay’a sahip çıkmasına karşı sivil yargı Albay’ı tutukladı.
Bir süre önce HABERTÜRK'ün sorularını yanıtlayan Albay Çiçek, askeri savcılığın verdiği karar için “Ben zaten çıkan kararın haricinde bir karar beklemiyordum. Çünkü ben öyle bir şey yapmadım. Artık bu işin peşini bırakmayacağım. Sadece ben değil Genelkurmay Başkanlığı da bunun peşini bırakmayacak. Şimdi bu asılsız iddiayı ortaya atanlar düşünsün” diye konuşmuştu.
Sivil yargının başkaldırısıdır bence Albay Çiçek’i gözaltına almak. Siviller rüştünü ispatlamıştır bunu yaparak.
Askere sivil yargı yolunu açan gece yarısı “ek madde de” önemlidir. Ne diyor bu madde meclis tutanaklarına göre:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na
Görüşülmekte olan "Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı"na çerçeve 5 inci maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki maddenin eklenmesini ve devamındaki maddelerin buna göre teselsül ettirilmesini arz ve teklif ederiz.
Bekir Bozdağ (Yozgat), Mustafa Elitaş (Kayseri), Ahmet Aydın (Adıyaman), Mehmet Ceylan (Karabük), Yahya Doğan (Gümüşhane), A. Müfit Yetkin (Şanlıurfa)
MADDE 6- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 3 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"(2) Barış zamanında, asker olmayan kişilerin Askeri Ceza Kanununda veya diğer kanunlarda yer alan askeri mahkemelerin yargı yetkisine tabi bir suçu tek başına veya asker kişilerle iştirak halinde işlemesi durumunda soruşturmaları Cumhuriyet savcıları, kovuşturmaları adli yargı mahkemeleri tarafından yapılır."
Peki halen görev başında olan askerler hapse gönderilirken ya da onlara sivil yargı yolu açılırken halen dokunulmazlıkların kaldırılmaması normal mi? İktidar hesabının askerle değil demokrasiyle olduğunu kanıtlamak için milletvekilliği dokunulmazlığını da kaldırmalıdır.
Bu arada..
Ülkede siyaseten en ufak bir gerginlik olduğu zaman borsa, dolar çıldırırdı. Şimdi ciddi bir “itişmeler” var ve bir iki küçük oynama hariç kimsenin aşırı tepki verdiği yok. Sanırım bu da sağlıklı bir şey.
Bundan sonra asker ve borsa için hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. AKP dokunulmazlığı kaldırırsa, demokrasiyi yalnız hesaplaşma olarak görmediğini kanıtlarsa önemli bir adım atılmış olacak.
NOT: Bu yazı Albay Çiçek'in jet tahliyesinden önce yazıldı.
Bu haber toplam 72 kez okundu.









