Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ''Böyle dönemlerde mutlaka ülkelerin doğru politikalar uygulaması lazım ve popülizmin zamanı değil. Bu dönem rasyonel politika uygulama zamanı...'' dedi.
IV. Kuşak Düşünce ve Araştırma Merkezinin İTO'da düzenlediği, ''Türkiye'nin Gelecek Vizyonu: Dönüşümün Neresindeyiz?'' konulu ekonomi zirvesinde, Türkiye'nin önemli bir transformasyon süreci yaşadığını söyledi.
Türkiye'nin bugün Orta Doğu'dan Kafkaslara, Balkanlar'a, Orta Asya'dan Pakistan, Hindistan'a kadar ulaşan kuşakta artık çok farklı algılandığını, bunu en iyi iş adamlarının fark ettiğini, Türkiye'nin artık aranan, saygı duyulan, itibarı çok yüksek bir ülke olduğunu vurguladı.
Özellikle Türkiye'nin bundan sonraki dönemdeki başarısının temelinde bu kavramın olduğunu belirten Babacan, ''İtibar, güven ve Türkiye'nin kaynakları. En önemli kaynak insan gücü, genç yetişmiş insan. Eğer bir ülkede bu varsa o ülke için diğer kaynakların hepsi arkasından sürüklenip geliyor. Türkiye önümüzdeki dönemde dünya sahnesinde güçlü mü? Etkin mi olacak? Bunun cevabını ancak önümüzdeki nesillerden biz alacağız. Dördüncü, beşinci, altıncı kuşaklar Türkiye'nin ileride gerçekten hak ettiği noktaya gelmesine destek verecek'' diye konuştu.
Babacan, Türkiye'nin artık açık bir ekonomi, açık bir toplum, açık bir demokrasi olduğunu, bugün her şeyin özgürce tartışıldığını ve Türkiye'de artık tabu olmadığını, Türkiye'nin şu anda gerçek gücün halkın eline hızlı bir şekilde kaydığı bir dönemi yaşadığını ifade etti.
Türkiye'nin ekonomik anlamda da önemli bir dönüşümü yaşadığını anlatan Ali Babacan, şunları kaydetti:
''Türkiye bugün itibariyle reformlarını zaten tamamlamış durumda... 2003-2007 döneminde yaptığımız reformlar bugün Türkiye'nin küresel ekonomik krizden mümkün olduğunca korunaklı bir şeklinde geçmesini sağlayan en önemli faktördür. Türkiye'nin sağlık ve sosyal güvenlik alanındaki açıkları artık kontrol altına alınmış açıklardır. Avrupa'ya, Almanya'ya, Fransa'ya, İngiltere'ye, İtalya'ya bakın, zaten çok ciddi borç stokları var.
Bir de sosyal güvenlik sisteminin getirdiği açıklar ve bunların ileride daha büyüyeceğini düşündüğünüzde bu ülkelerle ilgili önemli risklerin olduğunu görüyorsunuz. Böylesine bir durumla son 100 yıldır ilk defa karşılaşıyoruz. Bu kadar çok sayıda gelişmiş ekonomi bu kadar büyük borç stoku ile karşı karşıya. Sorunun nasıl çözüleceği konusunda da ortada maalesef somut planlar yok. İngiltere bugün planını koymuş değil. Başkan Obama'nın açıkladığı plana bakıyorsunuz, Amerika'nın borcu artamaya devam ediyor. Hiçbir düşüş sinyali yok. Bir süre sonra merkez bankaları dünya genelinde faizleri yükseltmeye başlayacak. Bütçelerinin önemli bölümünü sürekli faiz ödemelerine ayırmak zorunda kalacaklar.
-''EN HIZLI BÜYÜYEN EKONOMİ''-
Bütün uluslararası kuruluşlar 'Avrupa'da en hızlı büyüyen ekonomi 2012 yılında Türkiye ekonomisi' diyor. Büyüme nereden gelecek. (Kamu para harcasın, büyüyelim) ama bu kısa bir süre gider ondan sonra geri teper. Zaten Avrupa şu anda onun eşiğine gelmiş durumda. Yunanistan çok sert tedbirler almak zorunda kalıyor. Pek çok ülkede göreceksiniz, önümüzdeki 1-2 yıl içinde vergi artışları gelecek. Ağır bir vergi yükü, ağır faiz ödemesi, bununla birlikte Avrupa'nın ekonomisinin büyümesi önümüzdeki dönemde çok çok zor olacak. Fakat Türkiye bu dönemden çok daha hızlı sıyrılacak bir ülke olacak.''
Bu dönemde herkesin kendi hesabına kitabına dikkat edeceğini, herkesin kendi ayakları üzerinde sağlam durmaya çalışacağını ifade eden Babacan, ''Böyle dönemlerde mutlaka ülkelerin doğru politikalar uygulaması lazım ve popülizmin zamanı değil. Bu dönem rasyonel politika uygulama zamanı. Popülizme kayan hükümetlere bakıyorsunuz, çok örneği oluştu, arkasından bakıyorsunuz pek de fayda etmiyor. O hükümetlerin desteği düşüyor. Kriz başladı başlayalı pek çok ülkede sosyal sorunlar arkasından siyasi sonuçlar getiriyor. Popülizme asla Türkiye'de de bizim hükümetimizin politikalarında da yer yok. Doğrusu neyse onu yapmak zorundayız'' dedi.
Ali Babacan, devletin bir ülkede ne yapacağını yapmayacağını açıklamaması durumunda özel sektörün de pozisyon almasının çok zor olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
''Ne yaptınız? Bankalara ortak oldunuz. Kamu kaynaklarını batak şirketlere, batak bankalara aktarmak zorunda kaldınız. İşini iyi yapan şirketlere yok, bataklara devlet kaynağını aktar. Vergi ödeyenlerin o ülkenin vatandaşlarının hakkını başarısızlara aktar. Bu politika değil günü kurtarmak...
Ne yapmak lazım? Zamanında doğru tedbirler almak lazım, akıllı işler yapmak lazım. Bunu da halkla paylaşmak lazım. Açık açık söylemek lazım. Bunu izah etmek siyasetçilerin görevi ama bunu pek çok ülke yapmıyor ve bu da bizi endişelendiriyor. Çünkü dünyada olabileceklerden Türkiye izole şekilde kalamaz açık bir ekonomi olduk. Dünyada olup bitecek önemli gelişmelerin Türkiye'ye direk etkisi olacaktır az ya da çok. 'Biz kendimizi kapatalım, dünyada ne olursa olsun bizi ilgilendirmez?' Böyle diyemeyiz. Dolayısıyla biz bütün uluslararası ortamlarda hep doğru politikaları savunuyoruz, bunları gündeme getiriyoruz.''
Orta vadeli programı zamanınında açıklamalarının bugün Türkiye'yi ayrıştıran en önemli konu olduğunu belirten Babacan, 2010 hedefleri tutturma konusunda bütün tedbirleri bugün itibariyle aldıklarını, bugün Türkiye'nin bunun iyi sonuçlarını aldığını kaydetti.
Babacan, güvenin ekonomide başarının temeli olduğunu, güvenin yeni kuşakların bir hayat felsefesi haline gelmesi gerektiğini vurguladı.
AA
Bu haber toplam 350 kez okundu.










